Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde Çorum İlini tanıtan bir konferans verildi.

Hitit Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Karadeniz Arkeolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Esra KESKİN, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde 19.09.2019 tarihinde Orta Karadeniz’de Kutsal Bir Kent: Euchaita başlıklı bir konferans verilmiştir. 

Konferans’ta Çorum İli ve Çevresi sanat tarihi varlıkları MS. 4. Yüzyıldan başlanarak tarihsel gelişimi kronolojik olarak görsel sunum eşliğinde akademisyenlere ve öğrencilere tanıtılmıştır. Aynı zamanda Çorum ilinin büyük değeri olan Hattuşa (Boğazkale/Boğazköy)  ören yerinden ve Hititlerden de tanıtım amaçlı olarak kısaca bilgi verilmiştir.

Çorum iline ait eski uygarlıklara ait kalıntıların izleri merkez il ve ilçelerde hala bulunmakta olup, bunlardan bir kısmı ise günümüze ulaşabilmiştir. Mimariye ait yapısal öğeler ise Boğazkale ve Çorum Müze’lerinde sergilenmektedir.  Bu eserleri Doktora tez konusu olarak çalışan Sayın Keskin aynı zamanda bu eserleri konu aldığı bir bilimsel kitap da yayımlamıştır. 

Konferansta, M.S. 4. Yüzyılda Anadolu’da Orta Karadeniz’de Çorum ili ve Çevresinde bulunan bir yerleşim yeri olan ve tarihi kaynaklarda adı Euchaita olarak geçen kentin;  tarihi, arkeolojisi, sanatı, kültürü ve ekonomisi ele alınarak, Türkiye Sanat Tarihi içerisindeki yeri ve önemi anlatılmıştır. Roma Dönemi’nde İstanbul’dan başlayan ve doğu yönüne doğru ilerleyen önemli bir yol arteri ve Samsun’dan güneye doğru inen kuzey-güney Roma yol şebekesi üzerinde bir ana kavşak olan Euchaita kenti konumuyla hızla önem kazanmaya başlamıştır. Roma İmparatoru Anastasius Dönemi’nde (MS 491-518) kent surlarla çevrilmiş ve kentin koruyucusu olduğu düşünülen Azizin adına bir tapınak inşa edilmiştir. Kent MS. 4. yüzyıldan itibaren insanlar tarafından önemli bir hac merkezi ve ziyaretgâh yeri olarak kabul edilmiştir. 1075 yılında Danişmentliler tarafından şehrin ele geçirilmesini müteakip gelen deprem ve sel felaketi kenti yok etmiştir. Modern Çorum şehrinin de tarihi kentin üstüne yerleşmesi ile geriye kalan izlerin büyük bir bölümü yok olmuştur. Roma İmparatorluğu Dönemi’nden kalan taş eserler ise daha sonraki dönemlerde farklı türdeki yapılarda devşirme olarak  kullanıldığı, müzelerde sergilendiği veya atıl vaziyet de çeşitli yerlerde kaldığı görülmektedir.  Kent merkezinde yer alan bir iç kale olan Çorum Kalesi surlarının yapımında kullanılan bu eserlerin örenkleri çok sayıda görülmektedir. Mecitözü  ilçesinde bulunan ve günümüze ulaşmış önemli bir mimari örneği olan Figani Köyü Beke kaplıcası ise Roma Hamamı  olmasının yanısıra bir ayazma olduğu da düşünülmektedir. 



HIZLI ERİŞİM

Instagram Twitter Facebook Youtube